KCK duruşma çağrısı

Vazgeçmiyoruz! Tahliye değil beraat istiyoruz!

1 Kasım 2011'de İstanbul KCK davası kapsamında tutuklanan Prof. Dr. Büşra Ersanlı "tahliyemi değil beraatımı istiyorum" demişti. Büşra Hoca aylar sonra, 13 Temmuz 2012'de tahliye edildi. Ancak aralarında Büşra Hoca, Ragıp Zarakolu ve öğrencilerin de bulunduğu 200'e yakın kişi, terör suçlarıyla tutuklu veya tutuksuz olarak yargılanmaya devam ediyor. Bu gerçek ve bu yargılamanın diğer gerçekleri değişmedi, yalnızca unutulmaya yüz tuttular. Henüz iddianamenin okunması aşamasındaki yargılamada, tutukluluk süreleri cezaya dönüşmüş durumda.

İddianame aylar önce gösterdi ki, hepimiz ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, akademik özgürlük gibi temel özgürlükler kapsamındaki ifade ve eylemlerimiz nedeniyle muğlak bir terör tanımının içine sokulabiliriz, en temel haklarımızdan yoksun bırakılabiliriz. Davanın tutuklu sanıkları arasında bulunan beş üniversite öğrencisine yöneltilen "silahlı terör örgütüne üye olmak", "terör örgütünün propagandasını yapmak" veya "terör örgütü yöneticiliği" suçlamalarına dayanak olarak gösterilen eylemler bu tehlikeyi net bir şekilde gözler önüne sermektedir: BDP Siyaset Akademisinde ders vermek veya buradaki derslere katılmak, BDP il veya ilçe merkezinde yapılan toplantılara katılmak; seçim barajının düşürülmesi, anadilinde eğitim, YÖK protestosu, Tekel işçilerine destek için düzenlenen eylem ve basın açıklamalarına katılmak, cezaevindeki arkadaşlarına yazdığı mektupların müsveddelerini bulundurmak, 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingine katılmak...Bu öğrenciler ifade ve örgütlenme özgürlüklerini, akademik özgürlüklerini kullanmaları nedeniyle tutuklu kaldıkları süre boyunca eğitim haklarından da mahrum bırakılmışlardır.

Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi (TÖDİ)
GIT Türkiye