Tutuklu Öğrenciler İçin Destek Çağrısı

26 Eylül Çarşamba günü 18:00’de Galatasaray Lisesi önünde buluşuyoruz.

 Değerli Destekçilerimiz,

 Yeni bir eğitim ve öğretim yılına başlarken, hukuki, siyasi ve insani anlamda ülkemizde yaşanan en büyük sorunlardan birine dönüşen tutuklu öğrenciler gerçeğine GIT Türkiye olarak bir kez daha dikkatinizi çekmek istiyoruz. Öğrencilerimizin karşısına yeniden çıkma heyecanını yaşadığımız bu günlerde, yüzlerce tutuklu öğrenci özgürlüklerinden ve eğitim haklarından yoksun kalmanın acısını yaşıyor. Bizler, öğrencilerimize özgür ve eleştirel düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı aşılamaya çalışırken, TCK, TMK ve özel yetkili mahkemeler üçgenindeki, temel hukuk ilkelerine aykırı uygulamalardan en büyük payı alan grupların başında öğrenciler geliyor.

 Cezaya dönüşen uzun tutukluluk süreleri, iddianamelerde karşımıza çıkan ve bütünüyle ifade, toplanma ve örgütlenme hakkı kapsamındaki eylem ve faaliyetlere yönelik suçlamalar, terör kavramının demokratik muhalefeti içine alacak biçimde mevzuatta ve yargılamalarda genişletilmesi, adalete erişimdeki güçlükler, duruşmaların aleniyeti ilkesine aykırı uygulamalar, cezaevi koşullarından kaynaklanan sağlık hakkı ihlalleri… Ceza yargılamalarının yanında üniversitelerce başlatılan disiplin soruşturmaları, bazı üniversitelerin güvenlik gerekçesiyle tutuklu öğrencilere sınav hakkı vermemesi, sınavlara girebilmek için öğrencilerin nakledilmesi gerektiğinde oldukça yüksek olan nakil masraflarının öğrenci tarafından karşılanmasının talep edilmesi, eğitim kurumunda veya cezaevinde yapılan sınavlarda gerekli sınav koşullarının sağlanmaması, cezaevi koşullarının öğrencilerin tutuklulukları süresince başlıca öğrencilik faaliyetlerini sürdürmelerine müsait olmaması veya müsait hâle getirilmemesi gibi durum ve uygulamalar, tutuklu öğrencilerin eğitim hakkını da ağır biçimde ihlal ediyor.

 Çok sayıda öğrenci sanığın yargılandığı davaların duruşma tarihlerinin yaklaştığı şu günlerde, sizleri, konu hakkında daha ayrıntılı bilgi için Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi’nin (TÖDİ) hazırladığı Tutuklu Öğrenciler Raporu’nu okumaya, tutuklu öğrencilerimizle dayanışmaya ve bir kez daha “öğrencime dokunma” demeye davet ediyoruz. Bu kapsamda, öğrencilerimizi cezaevlerinde unutmadığımızın altını çizmek için, TÖDİ, GIT Türkiye, Öğrencime Dokunma, Öğretim Görevlileri Derneği ve Eğitim-Sen İstanbul 6 No’lu Şube’nin ortak çağrısıyla 26 Eylül Çarşamba günü 18:00’de Galatasaray Lisesi önünde buluşuyoruz. Sizleri de aramızda görmek umuduyla…

GIT Türkiye

Müge'nin İlk Duruşması 24 Eylül'de!

Sosyal Bilimler Özgür, Müge Tuzcuoğlu Serbest Bırakılsın!

Hamdiye Müge Tuzcu (Müge Tuzcuoğlu) 2012 Mart ayında gözaltına alındı ve tutuklandı. Şu anda Diyarbakır Cezaevi’nde 24 Eylül’de yapılacak ilk duruşmasını bekliyor.

Müge Tuzcuoğlu, bir antropolog ve bir süredir yaşadığı Diyarbakır’da çocuklar ve kadınlar üzerine araştırmalar yaptı. Çocuklarla ilgili çalışmalarını Ben Bir Taşım adlı kitabında anlattı. 

Diyarbakır’a gitmeden önce bir süre Evrensel gazetesinin Ankara bürosunda gazetecilik de yapan Tuzcuoğlu; İnsan Hakları Vakfı, Göç Vakfı, DİSA Diyarbakır Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün çalışmalarına da gönüllü katkıda bulundu. Tutuklandığında Sarmaşık Derneği’nin çalışmalarına katılıyordu. Düzenlenen iddianamede Tuzcuoğlu’nun Diyarbakır’da BDP Siyaset Akademisi’nin derslerine öğrenci olarak katıldığı, ortam dinlemesine takılan yoklamalar sırasında “buradayım” dediği, siyaset akademilerinin bahçesinde, giriş kapısında görüntülendiği, 8 Mart ve Newroz mitinglerine katıldığı yer alıyor ve buradan yola çıkılarak “Terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı 5237 Sayılı TCK’nın 314/2, 3713 Sayılı Yasanın 5. Maddeleri ile cezalandırılması” talep ediliyor.

Müge Tuzcuoğlu kamu yararı gözetilerek ve yasal olarak kurulmuş dernek ve vakıflarda çalışmak, 8 Mart ve Newroz gibi demokratik tepkinin yükseltildiği günlerde eyleme katılmak, bağımsız vekillerin veto edilmesini protesto eden gösteride yer almak ve Siyaset Akademisi derslerini izlemek, orada görüşlerini beyan etmekten başka bir gerekçeyle suçlanmıyor. Bu sayılanların suç olarak tanımlanması hukukun açıkça yok sayıldığının göstergesi. Artık iddianameler dönemindeyiz, hukukun değil.

Müge Tuzcuoğlu’na bu süreçte başta üniversite çevreleri, yazarlar ve gazeteciler olmak üzere kamuoyu sahip çıktı. Eylül 2012’de yapılan Karaburun Bilim Kongresi’nde adına bir oturum düzenlendi ve oraya katılan akademisyenler Tuzcuoğlu’nun davasını konuştular. İçinde PEN Türkiye, TYS, GİT Türkiye, SAR (Scientist at Risk) ÜNİVDER, ÖÜD, Sosyoloji Mezunları Derneği’nin ve kimi akademisyenlerin bulunduğu “Müge Tuzcuoğlu Davası’nı İzleme Grubu” oluşturuldu. CHP Milletvekili Prof. Dr. Birgül Ayman Güler ve Tuzcuoğlu’nun hocası Prof. Dr. Neşe Özgen, Diyarbakır Cezaevi’nde Tuzcuoğlu’nu ziyaret ettiler ve bu ziyaretin ardından TBMM’de bir basın açıklaması yapıldı. MESA’nın (Middle East Studies Association) Başbakan’a yolladığı üçüncü uyarı mektubunda (ilk ikisi Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Dr. İsmail Beşikçi için yazılmıştı) şu ifade yer aldı: “Müge Tuzcuoğlu davasını dikkatle ve kaygıyla izliyoruz, hükümetinizin akademi ve bilimin bağımsızlığına yönelik tutumundan son derece endişeliyiz”. CHP’deki akademisyen kökenli milletvekilleri de konuyu Avrupa Parlamentosu’na taşımaktalar.

Tuzcuoğlu’nun yargılandığı KCK Davası 24 Eylül’de Diyarbakır’da görülecek. Eğer bu dava Tuzcuoğlu’nun ve mesnetsiz iddialarla birlikte tutuklandığı arkadaşlarının beraatiyle sonuçlanmazsa demokrasi yara alacak ve bilimsel çalışma özgürlüğünün sınırları siyasi iktidarın keyfiyetine bağlı olacak. Onur Hamzaoğlu, Büşra Ersanlı, Cem Terzi gibi akademisyenler geçtiğimiz ay yargılandılar ve Ersanlı, siyaset akademisinde ders verdiği için 9 ay cezaevinde kaldı. Tuzcuoğlu’nun antropolog ve insan olarak, siyasi ve bilimsel tercihlerini kullanması insanlık ve demokrasi hakkıdır.

Bilime ve insana saldıran hiçbir iktidar, tarihe altın harflerle geçmemiştir.

Müge Tuzcuoğlu Davasını İzleme Grubu