Büşra Ersanlı: Rehin Alındık!

Aralarında Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nun da bulunduğu 193 şüpheliye yönelik KCK davasının iddianamesi tamamlandı. "Terör örgütü yöneticisi" olmakla suçlanan Büşra hocanın 15 ile 22.5 yıl arasında hapsi isteniyor. 

ANF'den Zeynep Kuray'ın Büşra hocayla yaptığı söyleşiyi aktarıyoruz. 

KCK iddianamesinin tamamlandığını Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevi’nde öğrendik. Yöneltilen “suçlamalar” karşısında şaşırmadık. Çünkü bu davanın hukuki değil, siyasi görüldüğünü zaten biliyorduk. Sırf partisi BDP’nin Siyasal Akademisi'nde verdiği birkaç ders gerekçe gösterilerek, KCK yöneticisi olma iddiasıyla hakkında 22.5 yıla varan hapis cezası istenilen Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın durumu, bu gerçeğin en tipik göstergesi.



30 yıldır Türkiye’de milliyetçi tarih yazımı ve ders kitapları üzerine yaptığı araştırmalarla bilinen Prof. Dr. Büşra Ersanlı ile süreci değerlendirdik. 

Yürütülen davanın “KCK değil, BDP’yi yargılama davası olduğuna dikkat çeken Ersanlı, iktidarın alternatif bir muhalefet hareketine tahammül edemediğini vurguladı. Kürt sorununun 40 yıldır inkar ve tasfiye ile ‘çözülmeye’ çalışıldığını hatırlatan Ersanlı, tarih kitaplarından dahi Kürtleri dışlayan bir zihniyetin eşitlikten söz edemeyeceğini vurguladı.

ANF’ye konuşan Ersanlı, “Günü birlik ufak tefek ‘reform’ benzeri atılımlarla vicdanları rahatlatmak mümkün değil. Böyle düşündüğüm için BDP’liyim” dedi.

* KCK adı altında, akademisyenleri; insan hakları savunucularını; avukatları; siyasetçileri; gazetecileri cezaevine sürükleyen, sizin de içinde yer aldığınız bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? 

- Kürt sorunu çerçevesinde karşılıklı olarak yürütülen müzakereler kesintiye uğrayınca -ki bunun ne benimle ne de BDP yöneticileriyle alakası var- rehine olarak alındık. İktidar BDP yöneticilerini siyasal hayattan uzaklaştırarak kendisine düşman bellediği kesime, baskı yoluyla bir reaksiyon gösterdi kendince. Bunu yaparken, alternatif bir muhalefet hareketine tahammül edemediğini de ortaya koydu. Bu da tabii çoğulculuğa, uzlaşıya, diyaloga ne kadar değer verildiğinin bir resmidir! Kürt sorununun çözümü -mesela insan haklarının temel prensiplerinden olan anadilde eğitim konusunda- bir diyalog başlatmaktır. Bu zaten BDP’nin başlıca taleplerinden biriydi.

Devamını oku: Büşra Ersanlı: Rehin Alındık!

Cihan Kırmızıgül: Bu kez çalışma sırası bende

25 aydır içeride olan Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Cihan Kırmızıgül 'ün tutukluluğu 23 Mart'taki duruşmada sona erdi.  

Duruşma gününün hikayesini Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi'nin internet sitesinde bulabilirsiniz.  

 

Kamuoyuna "puşi davası" olarak yansıyan davanın dünkü duruşmasında serbest bırakılan Cihan Kırmızıgül yaşadıklarını anlattı. Kırmızıgül, “Birçok arkadaşımız hala tutsak. Onların özgürlüğü, uğradıkları haksızlık için bu kez çalışma sırası bende” dedi. 

"Örgüt üyesi olmakla" suçlandığı davanın 8. duruşmasında tahliye kararı çıkmasıyla birlikte ailesi ve sevenleri tarafından dün cezaevinden çıkarılan Cihan Kırmızıgül, Fırat Haber Ajansı'na konuştu. Kırmızıgül, halen cezaevi psikolojisinden kurtulamadığını, şöyle özetledi: "Dün geceden bu yana sadece uyumaya çalıştım. Henüz dışarıya alışamadım. Arkadaşlarımla daha görüşemedim. Zaten konuşmamdan da anlayacağınız gibi telefonla görüşmeyi bile unutmuş gibiyim. Maalesef hala cezaevinin etkisinden kurtulabilmiş değilim. Umarım geçecektir."

'DIŞARI ÇIKARKEN MUTLULUK DEĞİL; BURUKLUK HİSSETTİM'

Cezaevi sürecine de kısaca değinen Kırmızıgül, "Haksızlığa uğrayarak özgürlüğümün çalındığı 2 yılı olumlu gelişmelerle yaşamaya çalıştım. Cezaevinde çok iyi arkadaşlarla tanışmış oldum; tek memnun bırakan bu oldu. Hatta cezaevinden ayrılırken dışarıda beni bekleyen herkes mutluyken, benim içimde cezaevindekilerden ayrıldığım için burukluk vardı" diye konuştu.

Aynı zamanda bu süre içinde diğer cezaevlerindeki tutsaklarla da mektuplaştığını ve tanıştığını anlatan Cihan Kırmızıgül, dışarıda kendisine destek verenlere ise teşekkür etti: "Benim için dışarıdaki arkadaşlarımın, çeşitli çevrelerin destekçi olması çok kıymetliydi. Cezaevindeyken sizi en mutlu edebilen, moralinizi ve dayanma gücünüzü katlayan şey bu destekler oluyor."

'CEZAEVİNDEKİLER İÇİN DESTEK SIRASI BENDE'

Kırmızıgül, yine de sadece kendi isminin etrafında bir mücadeleyi doğru bulmadığına, bütün tutsaklar için aynı çabanın ve örgütlenmelerin yapılması gerektiğine dikkat çekti ve ekledi: "Ben de artık dışarı çıkmış biri olarak cezaevindeki arkadaşlara destek vermek isterim. Birçok arkadaşımız hala tutsak. Onların özgürlüğü, uğradıkları haksızlık için bu kez çalışma sırası bende."

Çalınan 2 yılının hesabını soracağını vurgulayan Kırmızıgül, "Avukatlarla, çevremle detaylı olarak görüştükten sonra geçen 2 yıl için ne yapmamız gerektiğine karar vereceğiz. Şimdilik dışarıya alışmaya çalışıyorum" diye ifade etti.

Türkiye'de 'iyi gelişmelerin' olduğuna inanmadığına değinen Kırmızıgül, "Ben serbest kaldım ama trajikomik gerekçelerle insanlar tutuklanmaya devam ediyor" dedi.

Cihan Kırmızıgül, "Puşi takmaya devam edecek misin?" şeklindeki sorumuza da, esprili bir ifadeyle "Valla bilemiyorum ki heval, emin değilim sanki" yanıtını verdi.
 

Kaynak: ANF